MUMCU’NUN SAVAŞI

 

eren2Eren Kuzukıran

Uğur Mumcu 24 Aralık 1993’te Ankara’da ki evinin önünde arabasına konan bomba ile hayata gözlerini kapatan bir aydınlık savaşçısıdır. Emperyalizme karşı verdiği mücadele ondan sonraki devrimcilere ve verilen Bağımsızlık ve Halkçılık savaşına örnek olacaktır.

Mumcuyu Anlamak

‘Susanlar da bu insanlık suçlularına katılmış olur. Bu masum insanlar, Yahudi de olur, Arap da, Hıristiyan da. Ölenlerde ırk ve din ayırımı yapılmaz. Ölen insandır.’  Sözlerinde bir savaş verdiği belliydi Uğur Mumcu’nun, savaşı adaletsizliğe karşı dik durmaktı ve bağımsızlıktı muradı. Döneminin Pir Sultanıydı aslında padişahlara, derebeylerine, Hızır Paşalara ve onların keskin kılıçlarına karşı bir keskin kalemdi o ve son nefesine kadar dik durdu, korkmadı, yazdı.

GÜÇLÜDEN YANA DEĞİL HAKLIDAN YANA BİR AYDIN

Yazdıkları korkaklara bir nasihatti aslında, korkmamanın ve dik durmanın nasihati. Şu sözleri ile anlatıyordu korkaklığı: ‘Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar, güç merkezi değiştikçe dönerler, fırıldak olurlar.’ Bu sözler günümüzde de iktidar yalakalığı yapan yazarların, medya kuruluşlarının ve penguen belgeselcilerinin ve susanların açık örneği değil mi? Okumak ve yazmak  yerine kitap özetleriyle yetinenlere ve kendini padişah yerine koyanların eline kalan bir ülkede; Mumcu olmak gerekmez mi sizce de?

Öyleyse vurun, parçalayın! Mumcu’yu parçalayın ama unutmayın, Metin Göktepe’yi, Hrant Dink’i ve iktidarın pisliğini ortaya çıkartan Can Dündar’ı ve daha nicelerini. Keskin kalemleri böyle bitiremeyeceğinizi anlayın, anlayın kalemin kılıçtan keskin olduğunu.

HALKÇI KALEM MUMCU

Müstemlekecilik ( sömürgecilik ) ve emperyalizm yer yüzünden yok olacak ve yerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim olacaktır…”
Mumcu’nun mücadelesi emperyalizmin halkların üzerindeki mücadelesini kaleme alan ve halka doğruları anlatmaktan vazgeçmeyen bir mücadeledir. Her sözünde karanlığın bağrına saplanan bir ok gibi sivridir ortaya koydukları. O günlerde yaralı hayvanlar gibi çırpınan güç odaklarının gözündeki hedefler Uğur Mumcu ve daha niceleriydi, tehdit edildiler, öldürüldüler ama korkmadılar. Ülkelerine güneş oldular.
Peki bizler ne yapmalıyız? Korkup, susmalı mıyız? Çekilip karanlık kuytularımıza söylenene biat mı etmeliyiz? Yoksa haykırmalı mıyız Mumcu ve diğerleri gibi!? Yırtmalı mıyız karanlığı, güçlüden yana değil haklıdan yana Halktan yana mı olmalıyız karar sizin!

SESLENİŞ

Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken

bizler bir mumun ışığında bitirirdik kitaplarımızı.

Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,

yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.

Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi…

köşe yazı kapak

 

 

Bir düşünce üzerine “MUMCU’NUN SAVAŞI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.