Can Kaderoğlu Yazdı: Son Yılların Son Haftalık Muhasebesi

canHafta başından beri ülkemizde olanlar sıradan bir ülkede olması mümkün olmayan olaylardır. Ya ülkemiz bir şeye hazırlanıyor ya da Dünya, krizini Türkiye üzerinden subuta erdirmeye.
Büyükelçinin öldürülme olayının akabinde gelişenleri ‘niyetlenilmemiş sonuçlar’ olarak okumak şu an ki konjonktürün en makul açıklamasıdır.
-Batı ve abd’nin siyasal planına teşne ve güdümlü ‘yeşil kuşak artığı’ İslamcı özneler; yüzünü atlantikten çeviren Türkiye için aba altındaki sopadır. Son bir haftanın toplam maliyetinin adı siyasal İslamdır.
Ve bu kambur artık taşınamaz hale gelmiş, bizzat iktidar tarafından getirilmiştir. Emniyeti manipüle eden Fetö, Elçiyi vuran Nusra, Askerlerimizi şehit eden ve yakarak katleden Işid. Maalesef dolaylı ve doğrudan iktidar eliyle beslenilmiştir. Bugüne kadar yapılan samimi ve yapıcı eleştirileri sırf kitleler üzerindeki tahakkümünü ve sokak gücünün konsolidasyonunu sağlayabilmek adına kulak arkası eden de bizzat Tayyip Erdoğandır. Açık ve net hatalıdır.
Defaatle söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Suriye’nin kaderini yalnız Suriyeliler tayin edebilir diyoruz, tıpkı yıllardır artarak artan hükümranlığına rağmen Türkiye’nin kaderini Türk halkının tayin edeceğini söylediğimiz gibi.
-Suriye’de olanlar komşudaki bir yangının her an kapınızdan pencerenizden ya da bacanızdan evinize girecek bir çıngı ile sizin evinizi de yakabileceğini son bir haftada bize özetle gösterdi. Suriye’de egemen bir devlet olmalıdır. Türkiye’nin komşuları egemen, hukuka bağlı ve bölgede dostluğu pekiştirip emperyalizmin planlarıyla ters düşen devletler olmalıdır.
Ne batı güdümlü İslam ve insan düşmanı ‘İslam Devletleri’ ne de emperyalizmin müdahalelerini fırsat bilip bayrağı gerektiğinde amerikan bayrağıyla çeken Etnik kantonlar!
-Devletimize ve Hükümete sonsuz kredi açanları yakından anlamak kolay, fakat fotoğrafa uzaktan bakınca bütün bu sayılan olumsuzlukların bizzat mesulü olan bir yapının temsilcileri, ‘birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyulan bu günlerde’ bile toplumu bölüp, kendi çıkarlarını önümüze koyup ülkemizi 140 yıl geriye götürmeye çalışmaktadır. Buradan ders alınmalıdır. Ülkemizi yıllarca milli irade salvolarıyla yönetenler bugün iradeyi tek adama verme gayreti içine girmişlerdir. Üstelik bir kaç alanda saldırıya uğradığımız bir dönemde. Yangın yerine dönen vatanımızda, yangından mal kaçırır gibi. Başkanlık sistemi, hem milli iradeyi hiçe saydığı için hem de yaralarımıza yenilerini ekleyeceği için GAYRİ-MİLLİDİR!
– Hükümetin Suriye politikasında görünürde hızla çark etmesi bir şeydir ama pratikte o çarkın çok daha yavaş döneceği realitedir. O yüzden daha geçen gün toprak bütünlüğü önünde saygıyla eğildiği ülkenin topraklarından çıkartamamaktadır askerimizi. Sınırın güneyiydi, Fırat’ın doğusuydu derken bir bela sarmalının içinde buluverdik kendimizi.
-Türkiye sıradan ve normal bir görüntü vermemektedir zira öyle de değildir. Özellikle sosyal medya da istemli-istemsiz, planlı-plansız ortaya çıkan o kutuplaştırıcı nefret dili zaman zaman hepimizi esir alıyor. Ülkemiz kötü bir dönemden geçiyor, hepimiz bunun sorumluluğu ile hareket etmeliyiz. İç savaş hevesleri kursaklarda kalmalıdır.
– Bizler olaylara salt vicdan zaviyesinden bakamayız. Çünkü hem olanlar siyasi olaylardır hemde bizim ihtiyacımız olan politik hamleleri doğru okuyup doğru strateji geliştirmektir. Ülke siyaseti şiddet ve terör eylemleriyle şekillendirilirken bunların tümüne aynı sertlikle karşı durmalıyız. Canice yakılan askerlerimize üzülmek ve arkasındakini lanetlemek doğrudur bununla beraber bir pazar kahvaltısı yapmak için kışlasından çıkan ere yapılan saldırılar da aynı şekilde lanetlenmelidir.
Türkiyeli bir strateji ve kurtuluş programı için emperyalizmin bölgesel, güncel ve tarihsel bütün planlarıyla uyumsuz, insanları işe ve ekmeğe muhtaçken ‘saraylar yaptırıp asker yetirmeyen’ Milli ve Toplumcu bir damar vardır ve mücadeleye buradan başlanacaktır. Bizlerin ülkemizle ve halkımızla bağını koparamayacaklar.
Kardeşim,
Bu bir umut çağrısıdır.
Çocukların ve namusun için sarıl yurduna!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.